"Kim Allah'ın kitabından bir harf okursa, ona bir hasene (sevap) vardır. Her hasene de on misliyle karşılık bulur..."(Tirmizî, Fedâilü’l-Kur’ân, 16)
Abese Suresi, Kur'an-ı Kerim'in 80. suresidir ve Mekke döneminde nazil olmuştur. Sure, adını ilk ayetindeki "Yüzünü ekşitti" (Abese) ifadesinden alır. Bu sure, Peygamber Efendimiz'in (s.a.v) Kureyş liderlerine İslam'ı anlattığı sırada, yanına gelen gözleri görmeyen sahabi Abdullah ibn Ümmü Mektûm'a (r.a) o an için yeterli ilgiyi gösterememesi üzerine inen ilahi bir ikazla başlar.
Diğer sureler gibi, Abese Suresi'ni okumanın da pek çok fazileti vardır. Ancak bu surenin en büyük fazileti, "sırrında" değil, bizzat içeriğindeki o evrensel derste gizlidir: Allah katında değerin, zenginlik veya statüde değil, samimiyet ve takvada olduğu.
Bazı sureler için (Yasin, Mülk, Kehf gibi) hadis-i şeriflerde özel faziletler belirtilmiş olsa da, Abese Suresi için "şu kadar okuyana şu verilir" şeklinde özel, sahih bir hadis rivayeti öne çıkmamaktadır. Bu surenin asıl fazileti, onu okuyan ve anlayan müminin kalbinde ve ahlakında meydana getirdiği değişimdir.
Surenin en büyük fazileti, nüzul sebebidir. Bizzat Peygamber Efendimiz'i (s.a.v) uyaran bu ayetler, kıyamete kadar gelecek tüm Müslümanlara şu dersi verir: İnsanlara tebliğ yaparken veya davranırken onların zenginliğine, makamına veya sosyal statüsüne göre muamele etme! Allah katında değerli olan, samimiyetle hakikati arayan (Abdullah ibn Ümmü Mektûm gibi) takva sahibi kalptir. Bu sureyi okumak, insana bu ahlaki duruşu hatırlatır.
Surenin devamı, insanın neden yaratıldığına (bir nutfeden) ve Allah'ın ona bahşettiği nimetlere (yağmur, bitkiler, yiyecekler) dikkat çeker. Abese Suresi'ni okumak, insanın kendi acizliğini ve Allah'ın kudretini tefekkür etmesine (düşünmesine) vesile olur. Bu tefekkür, imanı güçlendiren en büyük faziletlerdendir.
Surenin son bölümü, "kulakları sağır eden o müthiş ses" (es-Sâkhkhah) ile kıyamet gününü tasvir eder. O gün "kişinin kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve oğullarından kaçacağı" (Yevmü'l-Firâr) anlatılır. Bu sureyi okumak, okuyana ahiret bilinci aşılar, onu gafletten uyandırır ve o zorlu güne hazırlanmaya teşvik eder. Bu, bir mümin için paha biçilmez bir fazilettir.
Her şeyden önce Abese Suresi, Allah'ın kelamıdır. Özel bir fazilet rivayeti olmasa bile, Kur'an okumanın genel faziletine dahildir. Peygamberimiz (s.a.v) şöyle buyurur:
"Kim Allah'ın kitabından bir harf okursa, ona bir hasene (sevap) vardır. Her hasene de on misliyle karşılık bulur..."(Tirmizî, Fedâilü’l-Kur’ân, 16)
Halk arasında "Abese Suresi şu derde devadır" veya "Yağmur yağarken şu kadar okunursa..." gibi çeşitli rivayetler dolaşabilmektedir. Ancak bu tür spesifik faziletlerin muteber hadis kitaplarında (Kütüb-i Sitte gibi) sahih bir dayanağı bulunmamaktadır.
Bir Müslüman için en doğru yaklaşım, bu surenin faziletini "sihirli" formüllerde aramak değil, bizzat içeriğindeki ahlaki derslerde, yaratılış tefekküründe ve kıyamet uyarısında aramaktır. Kur'an'ın tamamı şifadır, ancak bu şifa, onu anlayıp hayatımıza uygulamakla (tefekkür ve amel ile) gerçekleşir.
Abese Suresi'nin okunması için dinen belirlenmiş özel bir vakit (sabah, akşam gibi) yoktur. Kur'an'ın diğer sureleri gibi her zaman okunabilir. Ancak manası düşünüldüğünde, şu durumlarda okunması kişiye daha fazla tesir edebilir:
Kur'an'ın tamamı müminler için bir şifa ve rahmettir. Ancak Peygamberimiz (s.a.v) nazar ve benzeri kötülüklerden korunmak için özel olarak İhlas, Felak ve Nas Sureleri (Muavvizeteyn) ile Ayetel Kürsi'yi tavsiye etmiştir. Abese Suresi'nin bu konuyla ilgili doğrudan bir fazileti rivayet edilmemiştir.
Rüya tabirleri kesinlik içermemekle birlikte, rüya yorumcuları (Nablusi vb.) Abese Suresi'ni rüyada görmeyi, "insanlara karşı bazen sert davranıldığına dair bir uyarı", "sadaka vermeye teşvik" veya "kıyamet gününü hatırlama" olarak yorumlamışlardır. En doğrusunu Allah bilir.
Evet, kısa bir sure olduğu için namazlarda (zamm-ı sure olarak) okumak için ezberlenmesi çok faziletlidir. Peygamberimizin (s.a.v) bazen Cuma namazlarında A'lâ ve Gâşiye surelerini, bazen de Cuma ve Münafikûn surelerini okuduğu gibi, bu kısa ve tesirli sureleri de namazda okumak sünnettir.
Abese Suresi'nin faziletini mucizevi veya dünyevi bir beklenti için değil, bizzat Allah'ın uyarısında, insanın yaratılış mucizesinde ve ahiretin dehşet verici hatırlatmasında aramak gerekir.
Bu sureyi her okuduğumuzda, Abdullah ibn Ümmü Mektûm'un (r.a) samimiyetini ve Allah'ın bu samimiyete verdiği değeri hatırlamalıyız. Asıl fazilet, bu ahlakı kuşanabilmektir.